Röportaj

Published on Mayıs 22nd, 2019 | by Kuzey Ormanları Savunması

Doğa Derneği: Bir canlıyı öldürmek ne bir hobi ne de gıda ihtiyacı olarak açıklanabilir

(Özlem Türkdoğan / Gazete Duvar – 22 Mayıs 2019)

Merkez Av Komisyonu (MAK) 23 Mayıs’ta toplanarak bazı hayvan türlerinin avlanmasına izin verecek. Söz konusu hayvanlar arasında nesli tehlike altında olan iki kuş türü de bulunuyor: Üveyik ve elmabaş patka. Komisyonun kararı öncesi bir araya gelen çok sayıda kurum ve kişi, kuşlar için haykırıyor: #YaşasınKuşlar

Merkez Av Komisyonu’nun ava açılan hayvan türleri, sayıları, avlanma günleri kararlarını her yıl gazetelerin bir köşesinde görürüz. Çoğunluk tarafından okunmayan bu haberler, aslında canlı yaşamı, hayvan hakları ve doğanın sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor. MAK, bu yıl da karar vermek üzere 23 Mayıs’ta toplanacak. Komisyonun toplantısı öncesi Doğa Derneği, Magma Dergisi, WWF Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 27 kurum bir kampanya başlattı: Nesli Tehlike Altındaki Kuşlar Vurulmasın… Kampanyayı, hayvanlar üzerindeki tehlikeleri, komisyonun avcılık kriterlerini Doğa Derneği Genel Koordinatörü Dicle Tuba Kılıç ile konuştuk. IUCN ‘Kırmızı Liste’ kriterleri ve güncel yayınların komisyon toplantısında değerlendirilmediğini belirten Kılıç, gelecek çalışmaların müjdesini de verdi: “Nesli küresel ölçekte tükenen canlıların avının yasaklanması talebi ile başladık. Bu taleplerimiz artarak devam edecek.”

Av sezonu başlıyor ve Merkez Av Komisyonu avlanılacak canlı türlerini belirleyecek. Komisyonun hedefinde bu sene hangi hayvan türü var?

103 kuş ve 10 memeli türü olmak üzere toplamda 113 tür avlanmak için belirlenmiş durumda. Komisyon gündemi paylaşılmadığı için bu seneki tartışma konularını bilmiyoruz. Ancak avcıların elmabaş patka ve üveyik gibi ava kapanmasını istediğimiz türleri avlamaya devam etmek istediğini biliyoruz. Yani avcılar, bu türleri ava kapatmak yerine kotalarının artırılmasını talep ediyor.

Bu komisyon kimlerden oluşuyor ve avlanma izni verilen hayvanları hangi kriterlere göre belirliyor?

Komisyon, ilgili bakanlıklardan 10 kamu personeli ve 9 bölgeden avcı temsilcisi, 1 özel avlak sahibi ve 1 sivil toplum kuruluşu temsilcisinden oluşuyor. Avlanma izni kararları için temel alınan bir kriter sistemi veya bilimsel altyapısı bulunan bir veri seti bulunmuyor. Türkiye’de sınırlı imkânlarla yapılmış bazı çalışmalar referans gösterilse de türlerin ulusal nüfus durumlarına dair tam bir kaynak çalışması olmuyor. Komisyon üyelerinden duyduğumuz, katılanların sözlü beyanlarına dayanarak karar alındığı yönünde. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmi üyesi olduğu IUCN (Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği) ‘Kırmızı Liste’ kriterleri ve güncel yayınlar bu toplantıda değerlendirilmiyor.

Koruma altına alınmaları gerekirken her an bir mermiye hedef olabilirler (Fotoğraf: Birol Hatinoğlu)

Bu sene ava açılan canlı türlerinden nesli tehlikede olan ya da avlanmaması gereken türler var mı?

İki kuş türü, elmabaş patka ve üveyik, IUCN kriterlerine göre nesli küresel ölçekte tehlike altına girdi. Ancak bu türler hâlâ ava açık. Üstelik avcılar dünyada tamamen bilimsel ve kesin verilerle çalışan bu kurumu yok sayıp, bu türlerin azalmadığını iddia ediyor.

Oysa, Akdeniz Havzası’nda her sene 12 ila 38 milyon kuşun avlandığını tespitleri var. Rakam çok ciddi, kuşlar hangi amaçla avlanılıyor? Sadece aktivite, hobi, ticaret ya da gıda amaçlı mı?

Ne yazık ki, Akdeniz’de yasadışı avcılığın en fazla görüldüğü ülkelerden biri Türkiye. Yasal avcıdan çok daha fazla yasadışı avcı var. Elinde silahla doğada gezen ve kontrol edilemeyen yüz binlerce insandan bahsediliyor. Yaşadığımız yüzyılda bir yabani canlıyı öldürmek ne bir hobi ne de gıda ihtiyacı olarak açıklanamaz.

Sektörel olarak bakılırsa, avcılık devletin bir kazanç kapısı mı?

Avcılık yoluyla elde edilen gelir, devletin diğer gelirleriyle kıyaslandığında oldukça düşük. Doğanın ve türlerin korunması yoluyla sürdüğümüz yaşamın ekonomik değeriyle kıyaslanamaz bile. Anadolu gibi zengin ve benzersiz bir coğrafya pek çok açıdan getiri sağlıyor, bu kaynağı korumak ekonomik ve ekolojik açıdan daha manalı.

Peki, bu hayvanlar avlandıktan sonra ne yapılıyor?

Bu konuda bir araştırma veya bilgimiz yok. Türkiye’deki avcılığın takibi, özellikle yasadışı avcılığın boyutu ve sonuçlarını detaylı değerlendirebilen bir kurum yok maalesef.

Üveyik ve elmabaş patka kuşları da avcılığa açılan hayvanlar arasında… Türünün tehlikede olduğu savunuluyor. Bu sene bu kuşların avlanılmasına neden izin verildi?

Merkez Av Komisyonu’nda iki türün de tehlikede olması yok sayıldı. Buna gerekçe olarak, bazı Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde avlarına izin verilmesi gösteriliyor. Ancak AB ülkelerinde yapılan koruma çalışmaları ile bizim ülkemizi kıyaslamak doğru değil. Üstelik bu ülkelerde yasadışı avcı yok denecek kadar az; oysa bizde kayıtlı avcıdan çok kayıtlı olmayan avcı var. Bir başka gerekçe Kış Ortası Sukuşu sayım sonuçları olarak gösteriliyor. Yetkililer Türkiye’de kısıtlı imkânlarla ve yetersiz yürütülen bu sayımları kaynak gösterip, aynı sayımların bölgesel sonuçlarını yani Avrupa’yı dahil eden sonuçları kullanmayı reddediyor. Oysa bölgesel sonuçlar, elmabaş patkanın yarı yarıya azaldığını ispat ediyor.

Kayıtlı avcıdan çok yasa dışı avcı var (Fotoğraf: Yasin Kaya)

Araştırmalar üveyiğin dünya nüfusunun 1980’den bu yana %78, elmabaş patkanın nüfusunun dünya genelinde %30 – 49 oranında azaldığını gösteriyor. Bu iki kuş türünün yok olmasının nedenleri nedir?

Üveyik’in yok oluşu büyük ölçüde tarımsal ilaçlara dayandırılıyor. Pek çok kırsal tür ve tarla kuşu ne yazık ki bu nedenle yok oluyor. Son kalanlar da avcılara hedef oluyor. Elmabaş gibi su kuşlarını yok oluşunun temelinde ise sulak alanların yok edilmesi en ciddi problem. Ardından yasadışı avcılık da sayısının azalmasındaki önemli bir etken.

Üveyik ve elmabaş patka kuşları nasıl hayvanlar? Doğanın sürdürülebilirliği açısından nasıl bir görevi bulunuyor?

Doğadaki her canlı, var olan ekosistemlerin bir parçası. Sadece bu iki tür değil, ne yazık ki çok fazla kuş türünün yok oluş hızı çok fazla. Her canlının bu dünyada yaşamını ve neslini sürdürme hakkı var. Biz onlara ne görevleri var, diye bakmıyoruz. Onların yaşama hakkına hiç bir koşulda müdahale etmemeliyiz, diye düşünüyoruz.

Merkez Av Komisyonu(MAK), 23 Mayıs’ta toplanarak avcılıkla ilgili kararlar verecek. Doğa Derneği ve yaklaşık 27 kurum bir araya gelerek, komisyonun toplantısı öncesi “Nesli tehlike altındaki kuşlar vurulmasın!” kampanyası başlattınız. Kampanyanın kapsamı ve hedefi nedir? Kampanya kapsamında ne tür faaliyetler yürütüyorsunuz?

Bu sene ilk kez MAK için sivil oluşumlar olarak bir araya geldik. Talebimiz de olması gerekenin çok altında aslında. Biz bu seneyi bir başlangıç olarak görüyoruz. İlk olarak nesli küresel ölçekte tükenen canlıların avının yasaklanması talebi ile başladık. Bu taleplerimiz artarak devam edecek. İmza kampanyasının yanı sıra, kurumlar ve kişiler olarak Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) başvurular yapıyoruz, komisyon üyeleriyle görüşüyor, resmi yazılar ve raporlarla taleplerimizi iletiyoruz.

Kampanya neden bu iki kuş türünü kapsıyor? Diğer kuş türlerinin adının geçmemesinin nedeni nedir?

Nesli kritik olan iki tür ile başladık bu sene. Diğer türler için de taleplerimiz olacak. Ayrıca avlanma süreleri, korunan alanların ava açılmaması gibi taleplerimizi resmi yolla iletiyoruz. Ancak nihai hedefimiz Merkez Av Komisyonu’nun işlevinin değişmesi, kararların uzmanlara danışarak ve bilimsel verilere dayanarak alınmasını sağlamak. Bunun için yönetmelik değişikliği vs. ne gerekiyorsa bu yolda ilerliyoruz.

Kampanyaya nasıl destek verilebilir?

Pek çok şekilde destek olabiliriz kuşların yaşamına. Kampanyaya imza atabilir, paylaşabilir, CİMER’e şikayette bulunabilir ve yetkilileri arayarak taleplerimizi iletebilirler.


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑