Haber

Published on Ekim 12th, 2019 | by Kuzey Ormanları Savunması

Çanakkale’de Kaz Dağları için eylem düzenlendi: Ruhsat yenilenmesin!

(Baykal Sağlam / Evrensel – 12 Ekim 2019)

Çevre savunucuları, altıncı şirketin ruhsat yenilememesi için Çanakkale’de eylem düzenledi: “Kaz Dağları’nın üstü altından değerlidir! Ruhsat yenilenmesin!” dedi

Kanadalı altıncı Alamos Gold şirketi ve yerli işbirlikçisi Doğu Biga Madenciliğin, Çanakkale, Kirazlı Köyü yakınlarında, büyük bir doğa talanına sebep olduğu altın madeni projesinin durdurulması ve süresi 13 Ekim tarihinde dolan işletme ruhsatının yenilenmemesi için Çanakkaleliler, İstanbul ve çevre illerden gelen çevre savuncuları, isteklerini dile getirdi.

Kaz Dağları Dayanışması tarafından düzenlenen eylemde İskele Meydanı’nda toplanan çevre savunucuları, “”Kirazlı’nın ruhsatı yenilenmesin!” “Kaz Dağları’nın üstü altından değerlidir!”, “Havama suyuma toprağıma dokunma!”, “Her yer Kaz Dağı, her yer direniş” sloganları attı. Eyleme Körfez Dayanışması, Kaz Dağları Sanatçı Dayanışması, Ayvalık Tabiat Platformu, Esenyurt Doğa ile Dayanışma İnisiyatifi, Efem Çukuru Yürüyüşçüleri, Kaz Dağları İstanbul Dayanışması, Yalova Kaz Dağları Dayanışması, Kaz Dağları Kardeşliği, Ekoloji Birliği, Politek, EGEÇEP, İzmir Yaşam Alanları, Burhaniye Çevre Platformu, Kaz Dağları Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Gökkuşağı Dergisi, Bozcaada Forum, Gömeç Çevre Platformu, Demokratik Kitle Örgütleri ve yerel STK’ler katıldı. Efem Çukuru Yürüyüşçüleri’nden İbrahim Akın, Kaz Dağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nden Fikret Sarıbıyık ve Süheyla Doğan, Kaz Dağları Sanatçı Dayanışması’ndan Mecit Ünal ve Hayrettin Geçkin, Kaz Dağları İstanbul Dayanışması’ndan Önder Yılman, eylemde konuşma gerçekleştirdi. Kaz Dağları Dayanışması’ndan Ferzan Aktaş, Ayşegül Sandıkçıoğlu ve Necla Kanbur, altıncı şirketin ruhsat yenilememesi için basın açıklaması yaptı.

“ÇANAKKALE’Yİ YAŞANMAZ BİR YER HALİNE GETİRECEK”

Kaz Dağları Dayanışması tarafından düzenlenen basın açıklamasında, şirketin, ÇED raporunda belirtilen sayının üzerinde en az 200 bin ağaç kestiğini, verimli üst toprağın sıyrıldığı belirtilerek proje daha bu aşamadayken bile Kaz Dağları ekosisteme zarar verildiği dile getirildi. Açıklamada projenin devam etmesi halinde yaşanacaklara dikkat çekildi: “Projenin bulunduğu Bölge, dünyada sadece Türkiye’de yaşayan 7 bitki türünün yaşam alanıdır, ayrıca Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı’nın da su toplama havzası üzerindedir. Projenin devam etmesi halinde, kırma eleme tesisleri, siyanür liç tesisleri, atık havuzları yapılacak, cehennem çukurları açılmaya başlanacak ve Kaz Dağları’nda gerçekleştirilecek doğa tahribatı telafisi mümkün olmayan bir hale gelecektir. Projede 47 milyon ton cevhersiz, 25,6 milyon ton cevherli, yaklaşık 70 milyon ton kaya parçalanacaktır. Toprağın sülfürlü olması nedeniyle pasa dağlarında asit maden drenajının oluşacağı büyük olasılıktır. Oluşacak sülfirik asit yani kezzap da ağır metalleri çözecektir.  Yeraltı ve yerüstü suları ve onların ulaşacağı Atikhisar Barajı ve ayrıca civardaki topraklar yüzyıllarca sülfirik asit ve ağır metallerle zehirlenecektir. Bölgedeki tarım ve hayvancılık yok olacaktır. Türkiye’nin en yaşanılır kenti seçilen Çanakkale’yi yaşanmaz bir yer haline getirecektir. Proje hemen durdurulmazsa, çölleşmiş, kuraklaşmış, zehirlenmiş topraklar ve akışı bozulmuş ve kirletilmiş yeraltı ve yer üstü suları ile karşı karşıya kalacağız. ÇED Dosyasında iddia edildiği gibi rehabilite edilmeye çalışılsa ve binlerce ağaç dikilse bile Orman ekosistemi hiçbir zaman aynı eski ekosistem olmayacaktır.”

“ONLAR ORMANDAN GİDENE KADAR BİZ KAZ DAĞLARI’NI TERK ETMİYORUZ”

Çanakkale ve yöresinin birinci derece deprem bölgesinde olması ve projenin fay hatlarına çok yakın olmasının kaza riskini ortaya koyduğu vurgulanan açıklamada projenin kabul edilemez olduğu ifade edildi. Kaz Dağları’nda ve çevresinde yapılmak istenen onlarca proje olduğu belirtilen açıklamada Kirazlı’nın bunlardan sadece biri olduğu vurgulandı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Bu aşamada Kirazlı’ya sahip çıkmak ve Kirazlı’yı durdurmak çok önemli. Kirazlı giderse tüm Kaz Dağları gider. Kirazlı durdurulmaz ise  diğer projeleri durdurmak daha da güçleşecek. Ülkemizin her yanı hem vahşi madenciliğin, hem de sermaye yanlısı enerji politikalarının kurbanı olacak. Türkiye adeta yangın yerine dönecek. Termikler, HES’ler, RESler, JES’ler ve şaşaalı mega projelerle eşsiz ekosistemlerimiz ve yaşam alanlarımız mahvolmaya devam edecek. Mücadeleyi Cerattepe’den Edirne’ye, Bartın’dan Adana’ya, Fatsa’dan Aydın’a, Hasankeyf’ten Kışladağ’a, Samsun’dan Karaburun’a, Munzur’dan Kaz Dağları’na birleştirmek ve el ele olmak gerek. Madencilerin ve iktidarın her türlü karalama kampanyalarına, yaratmak istedikleri provokasyonlara, sosyal rüşvetlere karşın, hiçbir kamu yararı olmayan, karı şirketlere her türlü riski doğaya ve halka olan bu yıkım ve talan projelerine ve politikalara karşı yan yana gelecek, dayanışacak ve bu saldırırılara karşı barışçı mücadelemize kesintisiz devam edeceğiz. Bizler, yani yaşamdan yana olanlar, bu yıkım ve talanın hemen sonlandırılarak, Kaz Dağları’nda yapılması planlanan Kirazlı ve diğer madencilik projelerinin iptal edilmesini, Kaz Dağları ekosistemine daha fazla zarar verilmemesini istiyoruz. Anayasanın güvence altına aldığı, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkımıza dayanarak; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı-Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne sesleniyoruz:  Doğu Biga Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ne ait 82225 sayılı işletme ruhsatı 13 Ekim’de süresi dolacaktır.  Hukuka ve bilime aykırılığına rağmen onaylanan ÇED raporuna dahi aykırı çalışmalar yapılan bu işletmenin İşletme Ruhsatı yenilenmemelidir! Onlar ormandan gidene kadar biz Kaz Dağları’nı terk etmiyoruz.”


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑