(Mert İnan/Milliyet – 16 Kasım 2019)

Çevre Mühendisi Prof. Dr. Cemal Saydam, vatandaşların alması gereken tedbirleri sıralarken, şunları söyledi: “Su, sonsuz bir kaynak değil. Diş fırçalarken, bir yandan musluktan boşa su akıtılıyor. Oto yıkamcılar kazanç peşinde ancak 4 milyon aracın olduğu İstanbul’da oto yıkama sistemi mevcut haliyle ciddi sorun. Marmara ve İstanbul özelinde konuşacak olursak, İstanbul’a düşmesi gereken yağışlar Yunanistan ve İtalya’yı ıslatıyor. Yunan halkı ‘yağmurdan bıktık’ diyor. Türkiye, mutlaka su kullanımını bir yaşam tarzına çevirmek ve bu konuda bilinçlenmek durumunda. İsrail su kaynakları en kıt ülkelerden ancak örnek bir tablo çiziyor.”

İstanbul’un su konusunda neredeyse tamamen dışa bağımlı bir kent haline geldiğine dikkat çeken Prof. Dr. Saydam, “Melen havzası kuruduğunda ne olacak? Kıyı kentlerindeki yapılaşma modeli yanlışlarla dolu. İstanbul gibi dev binaların olduğu merkezlerde ısı adası oluşumları görülüyor. Kıyıda 5-10 katlı binalar hemen arka cadde de 5 kat. Su kaynaklarını mutlaka koruma altına alınıp, geri dönüş tesisleri kurulmalı” diye konuştu.

Kanal İstanbul projesini hayata geçmesi durumunda elde kalan az sayıdaki su kaynağının da büyük tahribata uğrayacağına dikkat çeken Prof.Dr. Saydam, “Diyelim ki kanal projesi hayata geçti ve ikinci bir boğaz açıldı. İstanbul ada haline gelecektir. Kanal tatlı su kaynaklarının önüne barikat olacak. Boru döşeyerek suyu bir yere kadar taşıyabilirsiniz. Gelecekte tatlı su kaynaklarımızın yüzde 50’sini kaybetme riskimiz var. Sızıntı olursa, yeraltı suyu havzaları bir daha geri dönüşü olmayacak şekilde tuzlanır” ifadelerini kullandı.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürdal Tuncel, yağışlar konusunda gözden kaçan bir ayrıntıyı Milliyet ile paylaştı. Prof. Dr. Tuncel, “Türkiye’de kirlilik yaratan başlıca endüstri bölgeleri İzmit, Aliağa, Gebze, Dilovası ve Tekirdağ’daki sanayi tesisleri. Ancak asıl tehdit Ukrayna’nın doğu kısmı, Rusya’nın Karadeniz sahili, Bulgaristan ve Yunanistan’dan gelen endüstri odaklı kirleticiler. Türkiye’ye düşen yağmurların yüzde 35’i asit içeriyor. Ancak çok şanslı bir ülkeyiz. 10 mikrogram gibi korkunç sülfat değerleri, havaya toz olarak karışan kireç tozları asit yağmurlarını nötralize ediyor” dedi.