(KOS Medya – 11 Aralık 2019)

Greenpeace’in işten çıkarttığı yaşam savunucusu arkadaşımız Kıymet Aram, yaşadığı adaletsizliklerin son bulması için dün örgütün binası önünde basın açıklaması yaptı ve oturma eylemine başladı.

8 yıldır çalıştığı Greenpeace’in işten çıkarttığı yaşam savunucusu arkadaşımız Kıymet Aram yaşadığı adaletsizliklerin son bulması için örgütün binası önünde eylem yaptı ve “Çevre için mücadele ettiğini iddia eden bir kurum işçi haklarını ihlal etmemeli” dedi.

2010 yılından bu yana Greenpeace ofisinde çalışan Kıymet Aram, işten çıkarılması, tazminatının eksik ödenmesi ve çalıştığı süre boyunca yaşadığı mobing sebebiyle Greenpeace Akdeniz’in Şişli’deki binası önünde eylem gerçekleştirdi.   Bina önünde basın açıklamasını okuyan Aram “Çevre için mücadele ettiğini iddia eden bir kurum işçi haklarını ihlal etmemeli” dedi ve adalet talebi yerine getirilene kadar her gün sabah 10.00 ile 18.00 saatleri arasında bina önünde oturma eylemi gerçekleştireceğini duyurdu. 

‘Çevre mücadelesinden şirket işletmesine döndü’

Greenpeace’in yıllar içinde çalışma kadrosu içerisinde yaşadığı değişime değinen Kıymet Aram “İklim adaletini savunan Greenpeace’te yıllar içinde çevre mücadelesine katkıda bulunma yerine sadece kendisine kariyer planı yapan karar vericiler işe alındı. Bu karar vericiler,  yani yöneticiler kurum içinde süreli çalışan haklarından kısmak suretiyle kendilerine konfor ve menfaat alanı yarattı” dedi. 

Yeni gelen yöneticilerin şeffaflık, hesap verilebilirlik, tarafsız işe alım politikaları gibi temel değerlere uymadığının belirten Aram, “Kurum içi denetimi sağlayan bu politikaların uygulanmaması kurum içinde bozulmalara, kurum gündeminin çevre mücadelesinden şirket işletmesine doğru kaymasına neden oldu. Özellikle 2015-2018 yılları arasında yöneticiler kurum içi imkânları kendi çıkarları lehine kullanmaya başladı” ifadelerini kullandı.

‘Rahatsızlığını dile getirenler işten çıkarıldı’

Aram, konuşmasında bu uygulamalardan rahatsız olan pek çok çalışma arkadaşının “başka gerekçeler bahane edilerek” kovulduğunu veya istifa etmeye zorlandığını belirtti.  Kendisinin de benzer şekilde işine son verildiğini söyleyen Aram “Rahatsızlığını demokratik bir şekilde dile getirenlerden biri olarak işyerinde görevim ve aldığım ücret ile ilgili haksız uygulamalara maruz bırakıldım. İstifa etmeye zorlandım” dedi.

‘İşe iade davasını kazandım, tazminatımı eksik yatırıldı.’

Açıklamanın devamında yürütülen hukuki sürece değinen Aram, İstanbul 23. İş Mahkemesi’ne işe iade davası açtığını ve bu davayı kazandığını belirtti. İş iadeyi kabul etmeyen Greenpeace ise mahkemece hükmedilen tazminatı eksik ödedi.  “Yapılan bu haksızlığa karşı yine de yöneticilerle barışçıl bir iletişim kurmak istedim ama bir muhatap dahi bulamadım” diyen Aram, Greenpeace önünde eylem yapma kararı alması arkasındaki gerekçeyi şu şekilde ifade etti:

“4 yıl boyunca bana yaşatılan ağır haksız politikalar nedeniyle maddi manevi zarara uğratıldım. Greenpeace Temel İlkeleri gereği bunları düzeltmek ve zararı karşılamak zorundadır. Greenpeace’in eksik ödediği mahkemenin hükmettiği işe iade tazminatının kalan tutarını 2020 yılını da baz alarak derhal ödemesini talep ediyorum. 

“İşçilik alacakları davamda da rapor lehime gelmiştir ancak Greenpeace’in yargı kararını aynı şekilde doğru uygulamamasından endişe duyuyorum. 4 yıl boyunca hayatımı altüst eden Greenpeace’in hala bu eziyeti sürdürmesi kabul edilemez. Yıllarca emek verdiğim hizmet edip uğruna bedel ödediğim Greenpeace’in artık bu haksızlığa son vermesi için buradayım gitmiyorum.”

‘Çevre mücadelesi işçi haklarından kopuk değildir’

Açıklama şu ifadelerle sonlandırıldı: “Unutmayalım ki çevre mücadelesi, işçi haklarından kopuk bir mücadele değildir. Yaşanabilir bir çevre için mücadele ettiğini iddia eden bir kurum işçi haklarını ihlal edemez! İklim adaletini savunan ‘Kuzey Kutbunu Kurtar’ sloganıyla hareket eden Greenpeace’e sesleniyorum: İşçinin hakkını ihlal eden bir kurum çevre mücadelesinde yer alamaz! Buradayım, Gitmiyorum!”


Oturma eylemine Greenpeace’ten açıklama geldi.

Kıymet Aram’ın oturma eylemi başlatmasından sonra Greenpeace yaptığı yazılı açıklamada bütün çalışanların haklarını gözettiğini öne sürdü ve Kıymet Aram’ın davayı kazanmasının üzerine, mahkeme kararına uygun olarak tüm haklarının ödendiğini iddia etti.

Greenpeace Akdeniz tarafından yapılan açıklama şöyle:

’Kıymet Aram, 26/10/2010-14/12/2018 tarihleri arasında Greenpeace Akdeniz’de resepsiyonist olarak çalışmıştır. 14/12/2018 tarihinde pozisyonunun kapatılmış olması nedeniyle Greenpeace Akdeniz ile iş ilişkisi sona ermiştir. Kıymet Aram’ın iş sözleşmesinin sona ermesi sonrasında, bu pozisyon yeniden açılmamıştır. Kıdem ve ihbar tazminatı ödenmiştir. Açtığı işe iade davasını kazanması sonucu, mahkeme kararına uygun olarak tüm haklarına ilişkin ödemeler yapılmıştır. Greenpeace Akdeniz, kurum politikası gereği istisnasız tüm çalışanlarının yasal ve sosyal haklarını gözetmektedir. Şiddetsiz protesto hakkına saygı duyuyoruz. Konu hakkında Kıymet Aram’la her türlü diyaloğa açığız, kendisine de bunu birçok kez ilettik. Yaşanan bu durum nedeniyle çok üzgünüz. Bugüne kadar bizimle çalışmış ve çalışmaya devam eden herkes çok değerlidir’’

Kıymet Aram “şaşırmadım” dedi
Adalet istediği için oturma eyleminde olan Kıymet Aram, Greenpeace tarafından yapılan açıklamaya şaşırmadığını söyledi. Basın açıklamasının ardından oturma eylemine başlaması üzerine kendisi ile görüşmek istediklerini söyleyen Aram ‘’Greenpeace’in 10.12.2019 tarihinde basın açıklamama verdiği cevap hayal kırıklığı yaratmamıştır. Bu açıklama sürpriz degildir. Yaptıkları açıklama tamamen kendilerini korumaya yönelik ve gerçeklikten uzaktır. Tarafıma eksik ödeme yapıldığı gibi, bugüne kadar benimle de herhangi bir diyaloğa girme gereği duymamışlardır. Tazminatım eksik ödenmiştir. Basın açıklaması yapmam üzerine diyaloğa geçmek istemişlerdir’’ ifadeleri kullandı. 

Greenpeace’in, haklarının gözetildiğini söylemesi üzerine de Aram ‘’Haklarımı gözetselerdi zaten böyle bir açıklama ve eylem yapmazdım. Görev tanımım bile yapılan açıklamada eksik belirtilmiştir. Çalışanlarının değerli olduklarını belirtseler de çalışanlarına nasıl haksız muamele yaptıkları ortadadır. Bu hususa Greenpeace’in içini bilen tüm arkadaşlar şahittir. Artık değerli kamuoyu da öğrenmiş bulunmaktadır’’ dedi.