(Çeviri:Engin Noyan – 2 Ocak 2020)

Vakit gece yarısı ve neredeyse bomboş bir otobüs durağında, Amazonun en cesur savaşçılarından biri plastik sandalyeye oturmuş, başına konan büyük ödüle kayıtsız şekilde bebeğini emziriyor.

Maria Leusa Munduruku’nun örgütlediği kadın dayanışması yaşam alanlarının sınırlarını çizerek yasa dışı işgalcileri coğrafyalarından çıkartıyor.
Foto: Attilio Zolin

Kerestecilerin, baraj müteahhitlerinin ve atık saçanların Tapajos ırmak havzası işgallerini durdurmak için kampanyalara öncülük edip aynı zamanda bir orman savunucusu, yerel bir lider ve kadın hakları savunucusu olan Maria Leusa Munduruku‘nun başına yasa dışı madenciler 100 gram altın koymuşlar.

Kabilesinin (Munduruku) erkeklerinden bazılarının altın madencileriyle işbirliğine gitmelerinden sonra bir kadın dayanışması kuran Leusa, bölgenin sınırlarını göstermek, yasa dışı yerleşimcileri buralardan çıkartmak gibi tehlikeli görevlerde değeri gittikçe artan önemli bir rol oynuyor şu an.

“Cesur olmak gerekiyor” diyor Leusa, çanta olarak kullandığı ağır naylon torbayı düzeltirken diğer yandan çocuğu da dövmeli kolundan çekiştiriyor.

“Kadın grubumuz çok güçlü. Şu an ön safta biz varız, çünkü erkekler otoriterlere aşırı güveniyorlar. Biz onlardan farklı düşünüyoruz. Bize göre, kendimizi korumak bize bağlı. Hükümet ve polisin bu görevi yerine getireceğini ummuyoruz.”

Geçen sene yaklaşık 300 kadın Wakobarun Kadın Dayanışmasının Boca do Rio das Tropas Nova Trairao’daki açılış toplantısına katıldı. Bu örgüt, iklim değişimi krizine odaklanan çözümleriyle 2019 yılı Guardian ve Observer yardım başvurularından bağış almaya hak kazananlardan biri oldu.

Buluşmanın katılımcılarından geniş Munduruku coğrafyasındaki uzak köylerden bazıları kayık ile iki günden daha uzun yol almak zorunda kalmışlar. Munduruku coğrafyası, Brezilya Amazonlarında en iyi korunan ormanların çoğuna ev sahipliği yapmaktadır.

Bu da, karbondioksidin tecrit edilmesinde, doğal çeşitliliğin sürdürülmesinde ve doğal su kaynaklarının temininde küresel öneme sahip bir eğilimi yansıtır. Pek çok araştırma göstermektedir ki, dünya çapındaki ormanları korumanın en etkili yolu yerli arazi haklarını desteklemektir.

Amazonda, yerli topraklarındaki ormansızlaşma oranı, bölge dışında kalan kısma göre 2 ila 3 kat daha düşüktür. Yüzyıllar boyunca, yoğun bitki örtüsü ve ırmak ulaşımını zorlaştıran şelaleler ve de kabilenin düşmanlarının kafalarını kesmeleri nedeniyle Munduruku arazileri dışarıdakilere büyük oranda erişim dışıydı.

Tehditler son onyıllarda artmış durumda, bu da özellikle önceki İşçi Partisi hükümeti tarafından Tapajos üzerinde aşamalı baraj sıralarının önerilmesiyle gerçekleşti. Bu talep, Munduruku kabilesini arazilerin sınırlarını kendilerinin belirlemeleri ve diğer kabilelerle, hatta Montanha ve Mangabal ırmak havzası topluluklarındaki önceki düşmanlarıyla bile ittifaklar oluşturmaları için harekete geçirdi. Bu dayanışma Sao Luis hidroelektrik projesinin rafa kaldırılmasında kısmen başarılı oldu.

Baskılar, aşırı sağcı militarist Jair Bolsonaro’nun iktidarı ele geçirdiği geçen seneden bu yana yeni bir safhaya ulaştı. Babası gibi yasa dışı madencilik yapmaya çalıştığını kabul eden Bolsonaro, çevre konularını zayıflatmış, yerli arazilerin sınırlarının belirlenmesinin durdurulmasına neden olmuş, yerlileri tembel olarak nitelemiş ve Amazonda daha fazla alanın maden endüstrisine açılacağına söz verip göreve başlamadan önce şöyle demiştir: “Nerede yerli bir toprak var, oranın altında zenginlik yatar.” Ayrıca, Amazon boyunca hidroelektrik planları yeniden diriltmiştir.

Munduruku Ipereg Ayu hareketi adına 2015 Birleşmiş Millletler Ekvator ödülünü kazanan Leusa (o yıl bu hareketi yürütmüştü), Munduruku coğrafyası üzerindeki işgallerin geçen 12 ayda artış göstermesinin nedeni olarak yasa dışı madencilerin, hükümetin şu an onların yanında olduklarına inanmalarından kaynaklandığını söylemektedir.

Bazı Munduruku erkeklerinin alkol, uyuşturucu ve hayat kadınlarıyla çarçur ettikleri kazançlarında bir daralmayı kabullenmek dışında seçimlerinin kalmadığını söyleyen Leusa, kültür ve dilllerini kaybetmekten korkuyor.

Guardian ve Observer başvuru bağışları Global Greengrants Fund UK tarafından aktarılmaktadır. Bu fon daha önce kadın grupların çoklu medya eğitimleri (bölgeyi görüntülemek için uçangöz kullanımı dahil), zanaat atölyeleri ve arıcılık derslerini almaları için ödeme yapmıştır. Böylelikle yerliler alternatif bir gelir olarak orman ve sanat ürünlerini satabilecekler.

Munduruku eylemcileri, kabilelerine alternatif bir gelir getirmede yardımcı olan bir zanaat atölyesindeler

Leusa, “bir hayatı sürdürmenin başka bir yolu olduğunu erkeklere göstermeye çalışıyoruz. Madenciliğin daha fazla para getirdiği doğru, ama iddiamız o ki, bu, çocuklarımızın geleceğini mahvetmekte. Madenciliğin çocuklarımıza bir gelecek değil de ölüm getirdiği doğrudur. Halkımızdan kimisi ikna edilebilir, ama diğerleri dinlemeyecektir. Kimisi de bizi öldürmek istiyor. Öz amcamın bile beni tehdit eden akrabaları var” demektedir.

Leusa korkusuz. Nehrin ve ormanın gördüğü zarar onun için gözardı edilemeyecek kadar çok büyük. Topajos ve kolları boyunca yer alan 130 civarındaki topluluktan her birinde durum farklı. En kötü etkiler ise Tropas nehrinde görülüyor – burada yerel liderler paletli iş makinalarının, kimyasalların ve ırmak dibini tarakla temizleyen kepçelerin gelmesine neden olan madencilerle bir anlaşma yapmışlar.

Leusa, bir zamanlar temiz olan suyun bulanıklaştığını, balıkların telef olduğunu ve çocukların ishalden öldüklerini söylüyor. Gelgelelim, kadın birliklerinin güçlü olduğu yerlerde -Cururu ve Anipini nehirleri- su hala temiz.

Maalesef tehditler birçok yönden büyümeye devam ediyor. Leusa, bölgesindeki ekin yığınlarını sular altında bırakacak baraj basamaklarını planlayan hükümete karşı mücadele etmede erkeklere katılmış durumda. Ayrıca, başkent Brasilia’ya bebeğiyle yolculuk eden Leusa, buradaki ormanı bir anneye benzetiyor:

“Hükümet yüzünden ormanımız ağlıyor, göğüslerimizden damlayan göz yaşları gibi.”

Kaynak: https://www.theguardian.com/environment/2019/dec/21/mother-with-a-price-on-her-head-defending-amazon-forest

Çeviri: Engin Noyan