(Neslihan Karyemez / Evrensel – 31 Ocak 2020)

Halkın büyük çoğunluğunun istemediği, bilim insanlarının “felaket” olur dediği Kanal İstanbul projesini, proje güzergahında yaşayan Küçükçekmece halkı ile konuştuk.

Birçok anket sonucunda halkın büyük bir çoğunluğunun istemediği, bilim insanlarının “felaket” olur dediği, Kanal İstanbul projesinde bir tek hükümet ısrarlı. “İsterseniz de istemeseniz de yapacağız” diyen hükümetin ısrarını, proje kapsamında olan Küçükçekmece halkıyla konuştuk. Atatürk ve Mehmet Akif mahallelerinde yaşan halk, itirazlarını, deprem ve gün geçtikçe zorlaşan yaşam koşullarını anlattı.

“SİZİ KAFANIZIN ESTİĞİNİ YAPIN DİYE SEÇMEDİK”

Kanal İstanbul projesinde vatandaşın fikrinin alınmadığını belirten İlhan, “Madem doğru bir çalışma o zaman karşı çıkanları ikna edeceksin. Bu vatan sizin babanızın malı değil. Biz sizi kafanızın estiğini yapın diye seçmedik. Şu an yaptığımız tek şey üstü kapalı eleştirmek. Bizi öyle bir hale getirdiler ki düşündüklerimizi söylemeye korkuyoruz” dedi.

“KANAL İSTANBUL BİZİM İHTİYACIMIZ DEĞİL”

Çarpık kentleşmenin doğal afetlerde büyük can kayıplarına yol açtığını belirten Atakan, “Kanal İstanbul projesinin yapımında ciddi boyutlarda paralar harcanacak bu parayı İstanbul da depreme dayanıklı olmayan binaların büyük bir kısmı dayanıklı hale getirilir” dedi. Kanal İstanbul projesini kimi insanların istediğini kimilerinin de istemediğini söyleyen dört çocuk annesi işçi emeklisi Kadriye ise “Benim düşüncem halkın ne dediğine ne istediğine bakmalarıdır. Deprem gibi doğal afetleri düşünerek mi yapılsın diye diretiyorlar. Bu da bir tartışma konusudur. Üstü kapatılmak istenen meseleler var. Savaş, ekonomik çıkmazlar ve asgari ücret gibi. Ben bunların etkisi ile de bu kadar çok tartışıldığını düşünüyorum. Benim ihtiyacım olan Kanal İstanbul değil. Deprem olduğunda sağ kalıp kalmayacağımız. Yarın çocuklarımın işsiz kalıp kalmayacağı. Çocuklarıma gelecek güzel bir yaşam verip veremeyeceğimiz konulardır” dedi.

“KANAL İSTANBUL BİZİM İHTİYACIMIZ DEĞİL”

Çarpık kentleşmenin doğal afetlerde büyük can kayıplarına yol açtığını belirten Atakan, “Kanal İstanbul projesinin yapımında ciddi boyutlarda paralar harcanacak bu parayı İstanbul da depreme dayanıklı olmayan binaların büyük bir kısmı dayanıklı hale getirilir” dedi. Kanal İstanbul projesini kimi insanların istediğini kimilerinin de istemediğini söyleyen dört çocuk annesi işçi emeklisi Kadriye ise “Benim düşüncem halkın ne dediğine ne istediğine bakmalarıdır. Deprem gibi doğal afetleri düşünerek mi yapılsın diye diretiyorlar. Bu da bir tartışma konusudur. Üstü kapatılmak istenen meseleler var. Savaş, ekonomik çıkmazlar ve asgari ücret gibi. Ben bunların etkisi ile de bu kadar çok tartışıldığını düşünüyorum. Benim ihtiyacım olan Kanal İstanbul değil. Deprem olduğunda sağ kalıp kalmayacağımız. Yarın çocuklarımın işsiz kalıp kalmayacağı. Çocuklarıma gelecek güzel bir yaşam verip veremeyeceğimiz konulardır” dedi.

“TARTIŞMALAR HALKI KUTUPLAŞTIRIYOR”

Kanal İstanbul projesiyle ekolojik dengenin bozulacağını ifade eden tekstil işçisi Ersin “Yer altı kaynaklarının belli bir bölümü yok olacak. Bu projenin halka ekonomik olarak hiçbir faydası yok. Kanal’ın yapılmasını isteyenler İstanbul’a getirisini somut olarak gösteremedikleri için durumu siyasallaştırıyorlar. Bu da halklar arasında bir kutuplaşmaya sebep oluyor diye düşünüyorum” dedi.