Kırklareli’de Deba Madencilik tarafından yapılması planlanan Eren-1 Termik Santrali’nin ÇED başvurusuna “Mevzuattan İade/İptal” kararı çıktı. Yöre halkının şiddetle karşı çıktığı proje gerçekleşseydi ormanların, mera ve tarım arazilerinin üzerine yağacak zehirli gazlar bölgede çevresel felakete neden olacak, halkı göçe mecbur edecek, atmosfere iklim krizini şiddetlendiren sera gazları boca edecekti.

Santralin ÇED süreci, şirketin 2018 yılının Nisan ayında yaptığı başvuruyla başlamış, projeye isyan eden yöre halkı aynı yılın Ağustos ayındaki Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) bilgilendirme toplantısına müsaade etmemişti.

Geçtiğimiz ay ise İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) süreci başlamıştı. Evrensel‘den Özer Akdemir’e konuşan Trakya Platformu Dönem Sözcülerinden Göksal Çidem; “Trakya Bölgesi’nin ana fonksiyonu tarımsal faaliyetlerdir. Trakya’da yaşamımıza kasteden her tür projeye karşı çıkmak herşeyden önce insanlık görevidir. Trakya’da birden çok termik santral inşa edilebileceği de dikkate alındığında, bölgenin yer altı su rezervlerinin tükenmesi sürecini hızlandıracaktır. Yeraltı su kaynaklarını çok olumsuz etkileyebilecek miktarda su kullanacak termik santral yoğunlaşmasına yol açabilecek proje, sürdürebilirlik ve planlama ilkelerine uygun olmadığı açıktır” ifadelerini kullanmıştı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca alınan iptal kararı, süreç boyunca aynı kararlılığı gösteren ve demokratik haklarını kullanarak tepkilerini göstermekten geri durmayan köylü kadınlar tarafından büyük sevinçle karşılandı. Danıştay’ın ‘Tarımsal SİT alanı’ ilan ettiği alanda gerçekleştirilmek istenen projeye karşı birçok sivil toplum örgütü dikkat çekmiş, geniş katılımlı kampanyalar yürütmüş, bilimsel dayanaklarla olası ekolojik yıkımın sonuçlarını kamuoyuyla paylaşmıştı.

Sevindirici gelişme sonrası Yeşil Gazete‘ye konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Proje Sorumlusu Onur Akgül şu ifadeleri kullandı;

Bugün kömür karşıtı mücadele için güzel bir gün. Bugün Trakya halkının ve sivil toplum kuruluşlarının mücadelesi, bir kömürlü termik santral tehdidini daha ortadan kaldırdı. Kırklareli’nde planlanan kömürlü termik santrale, yaşamları, gelecekleri ve temiz hava hakları için, ayçiçeği aşkına ‘hayır’ diyen Trakya halkı kazandı.

Greenpeace Akdeniz’in, bölge tarımıyla ilgili raporu, santralin planlandığı bölgenin birinci sınıf tarım topraklarından oluştuğunu ortaya koymuştu. Santral su kaynaklarını ve bölgenin temiz havasını da tehdit ediyordu. ÇED raporu santralin saatte 120 ton su tüketeceğini ifade ediyordu. Yine Greenpeace’i yaptığı modellemeye göre, santral doğaya yılda yaklaşık 3 milyon ton karbondioksit salacaktı.

Doğal Yaşamı Koruma Vakfı (Dayko)‘nın açtığı dava sonucu Trakya çevre düzeni planlarında kömürlü termik santralların kurulmasına olanak tanıyan değişikliğin Danıştay tarafından iptal edilmesini hatırlatan Akgül; “Yargının verdiği bu kararı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın projenin tarım toprakları ve su kaynakları üzerindeki etkisini gözeterek aldığı bu nihai karar ile takip etmesini memnuniyetle karşılıyoruz” dedi.

Akgül, Türkiye’de üretimdeki santrallerin zehir saçtığına ve planlanan projelerin de hayatımızı tehdit ettiğini aktardıktan sonra, aynı kararın Kahramanmaraş, Eskişehir, Ankara, Konya, Muğla ve Çanakkale gibi kömür tehdidini yaşayan şehirlerde de verilmesi çağrısında bulundu.

(Greenpeace Akdeniz’in bölgedeki termik santral tehlikesiyle ilgili hazırladığı rapor için tıklayın)

(KOS Medya)